»Ana Sayfa | Kitap Özetleri |Paylaşımlarım | OnuR'Dan | » Şiirler| » Yazılı Soruları|| | » İletişim

Son Eklenenler

Leonardo da Vinci kimdir - Hayatı - Eserleri nelerdir
Çözümlü Sorular - Sindirim Sistemi
Türkiyede Kervan saraylar - Kervansaraylar nerede Bulunur
Kervansaray nedir - Kervansarayların Özellikleri
Ülkemizde Kervansaraylar nerelerde bulunur?
İnsan Vücudunda Bulunan Elementler nelerdir?
Zaman Kavramı ve İkizler Paradoksu nedir?
Eylemsizlik prensibi nedir?
Biyogaz Nedir - Biyogazin Elde Yöntemleri nedir
Kara Delikler - Kara Deliklerle İlgili Bilgiler
Işığın Kırınımı nedir - Huygens Fresnel Prensibi
İletken - Yalıtkan - Yarı İletken madde nedir
Rölativite - Görecelik Teorisi nedir?
Fosil nedir? - Fosillerin özellikleri
Ay'ın Özellikleri ve Evreleri

Kategoriler

:: :: Bilgi Hazinesi:: ::

Google

Eklenme Tarihi • 2/9/2008
Yazı başlığı •Fosil nedir? - Fosillerin özellikleri

Kategori: Cografya

Tarih öncesi çok eski çağlarda toprak altına gömülüp kalmış, değişik bir yapı ve görünüş alarak adeta " taşlaşmış " hayvan ve bitki kalıntıları "fosil" diye tanımlanır. Fosilleri bulunan ilk bitkiler 500. 000. 000 yıl önceden kalmış yosunlar ve bakterilerdir. Sözkonusu fosillerin incelenmesiyle,dünyada var olduğu bilinen ilk bitki türlerinin mavimsi yeşil,yeşil, kırmızı,kahverengi yosunlardan ibaret bulunduğu anlaşılmıştır.

Fosiller, insanın kendi geçmişini ve milyonlarca yıl önce yaşamış olan hayvanların, bitkilerin türlerini, niteliklerini incelemek bakımından büyük ölçüde yarar sağlar. Fosillerin incelenmesine ve daha başka yöntemlere, uygulamalara dayanarak bu konuda bilgi edinmemizi sağlayan bilim dalı "paleontoloji" adını taşır.

Bilimsel bir açıdan bakılacak olursa,fosiller milyonlarca yıl önce gömülüp kalmış gövdelerin kalıntıları değildir. Gerçekte üç tür fosil vardır. Bunlardan biri, herhangi bir organizmanın gerçek gövdesinin parçasıdır. Diğer bir tür fosil vardır ki, bu da gövdenin kalıbı veya modeli niteliğindedir. Bir hayvanın, ya da bitkinin gerçek gövdesinin orada olmamasına rağmen,bu gövdenin kalıbı, modeli kalmıştır. Üçüncü tür fosil, hayvanın çamur ya da balçık tabakası üzerinde bıraktığı "iz" niteliğini taşır. Bir ayak izi, pençe izi vs. görüşündedir.

Organizmanın kendinden kalıntı niteliğindeki fosil, sadece kabuk ya da iskelet yapısında olur. Organizmanın yumuşak kısımları bozuşmuştur. Buna rağmen,yapısının %99'u su olan ve kayalıklar içinde mükemmel fosiller bırakan

" mürekkep balığı" türünden yumuşak gövdeli hayvanların varlığı bilinmektedir. Gene bunun gibi,buzdan kalıplar içinde bulunan belirli bazı fosillerde sadece iskelet değil, kemiklerin üzerindeki et ve deri de bozulmaksızın kalmıştır.

Fosillerin incelenmesinde büyüklük ve küçüklüğün önemi yoktur. Milyonlarca yıl önce yaşamış çok küçük bazı hayvancıkların fosilleri,kehribar içinde mükemmelen muhafaza edilmiş durumda bulunabilir. Hayvanların fosillerinin muhafaza edilebilmesi şansı ve oranı,daha ziyade bu hayvanların yaşadıkları çevre-ortamla ilgilidir. En yaygın ölçüde bulunan fosiller suda yaşayan hayvanlara aittir. Bunların gövdeleri tez zamanda çamurla kaplanmış ve bozuşmaksızın korunabilmeleri mümkün olmuştur. Karada yaşayan hayvan ve bitkiler için, onların bozulmaları bakımından büyük rol oynayan su ve hava unsurlarının etkileri söz konusudur.

Fosillerin dikkatle ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi sonucu, milyonlarca, yüz milyonlarca yıl önce yaşamış olan hayvanın hayatı hakkında bilgi edinebiliriz.Nitekim belirli kayalardan alınan fosillerin incelenmesi, bize milyonlarca yıl önce bir "Sürüngenler Çağı" olduğunu öğretir. Bu çağda uzunluğu (boyu) 25 metreyi, ağırlığı 40 tonu bulan "sürüngen" bazı hayvanların yaşadığına ilişkin bilgi verir. Sözkonusu hayvan "dinozor" dur

Deniz hayvanlarının fosilleri genellikle kireçtaşında,kara hayvanlarının fosilleri ise kumtaşı ve balçık kökenli kayalarda bulunur. Fosillerin bulunduğu toprak tabakaları ve kayalar, genel olarak, suların sürükleyerek alçaklıklara yığıştırdığı sertleşmiş kumlardan, toprak birikintilerinden oluşmuştur.

Evrim teorisiyle ilgili en güvenilir bilgiler fosillerin incelenmesiyle elde edilebilmektedir. Bitki ve hayvan fosilleri dışında,ilk insanlardan kalma fosiller de bulunmuştur.Bu fosillerden bir kısmında insanla kıyaslanmaya meydan bırakmayacak kadar ilkel nitelikler vardır.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

«« | Sonraki Sayfa»»

• <%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlantı Düzenle Sil
Eklenme Tarihi • 2/9/2008
Yazı başlığı •Ay'ın Özellikleri ve Evreleri

Kategori: Cografya

Uydumuz Ay'ın Özellikleri

Mitolojide Güneş ile Ay kavuşamayan iki sevgili gibidirler. Güneş tutulmaları onların kavuştıkları özel anlar olarak bilinir. Tabi bunlar sadece mitolojide böyledir, gerçekte Ay Yer etrafında eliptik bir yörüngede dolanan mükemmer bir küre biçiminde soğuk bir uydudur.

Ay için mükemmel bir kürede tanımını kullandık. Ay'ın düzgün küresel yapısı kendi etrafındaki dönme hızının düşük olmasındadır. Bu hızın az olmasından dolayı gaz yapıya sahipken kutuplarındaki basıklık çok küçük mertebelerde kalmıştır.
Ay bir çok özelliği ile dikkatleri üzerinde toplamaktadır. Güneş sisteminde çevresinde dolandığı gezegene göre yarıçapı en büyük uydudur. Yer ile Ay' ın yarıçaplarını karşılaştırdığımızda Ay 'ın yarıçapı Yer 'in yarıçapının 1/5 i kadardır. Kütlesi ise yerin kütlesinin 1/100 kadardır. Ay ile ilgili diğer özelliklerini sayfanın sonundaki Ay 'ın kimlik kartından elde edebilirsiniz.

Ayın Yörünge Hareketi

Ay ile Yer aslında bir çift sistem gibi hareket etmektedirler. Bu sistemin merkezi Ay ile Yer 'in merkezini birleştiren doğru üzerindedir, fakat Ay 'ın kütlesi Yer 'in kütlesine göre çok küçük olduğundan bu merkez Yer kabuğunun içerisinde olmaktadır. Bu harekette Ay 'ın Yer etrafında eliptik bir yörüngede dolanması kabulünü getirmektedir. Aynı kabullenmeyi konuların daha basit anlaşılması için bende yapacağım.

Ay'ın Yer etrafında yaptığı eliptik yörünge hareketinin hızı Ay 'ın kendi ekseni etrafındaki dönme hızına çok yakındır. İşte bu yüzden biz Ay 'ın sadece %59 luk kısımını görmekteyiz. Bizim göremediğimiz tarafını ise sadece uzay araçları ile görüntüleyebilmekteyiz.


Ay 'ın açısal dönme hızı ile açısal yörünge hızı eşit olduğundan şekildeki MK doğrultusu herzaman Ay 'a yöneliktir.

Ay günü ve Görünen Ay 'ın Hareketi, Evreleri.

Ay 'ın kendi ekseni etrafındaki dönme hızı çok yavaş olduğundan Ay günü Yer gününe göre çok uzundur. 1 Ay günü yaklaşık 14 Yer gününe eşittir. Yüzeye uzun süre gelen Güneş Işınlarından dolayıda bir taraf oldukça sıcak, diğer tarafta oldukça soğuktur.

Ay 'ın Yer 'in çevresinde dolandığını biliyoruz. Bu dolanma boyunca 1 günde yıdızlara göre 13° lik doğuya doğru bir öz hareketi vardır. Bunun anlamı Ay doğu noktasına herğün 52 dk geç gelmektedir.

Ay 'da Güneş Sistemindeki tüm gökcisimleri gibi yansıttığı ışığı Güneş 'ten almaktadır. Ay Yer çevresindeki yörüngesinde bulunduğu yere göre bazı evreler gösterir. Şimdi bu evreleri adım adım açıklamaya çalışalım.


Yeniay
Ay Güneş ile beraber doğar ve Güneş ile batar.
Bu evrede Ay gözlemci tarafından görülemez.



Hilal
Ay Güneşin doğusunda kalmaktadır. Ay - Yer - Güneş arasındaki açı çok 90° den küçüktür. Hilal evresinin gözlem süresi kısadır. Çünkü Güneş battıktan sonra batı ufkuna yakın gözlenir.



İlk Dördün
Yeni Ay safhasından yaklaşık bir hafta sonra Ay, yarım daire şeklinde görülür.
Bu sırada Ay 'ın uzanım açısı 90° dir. Güneş battığı zaman
Ay gözlemcinin meridyeninde olacaktır.


Şişkin Ay
İlk Dördün safhasından sonra Ay 'ın uzanım açısının
90° ile 180° arasında olduğu zamanlar oluşan evre şişkin evre olarak bilinir.


Dolun Ay
Ayın uzanım açısı 180° olduğunda gözlenen evredir. Bu evrede Ay Güneş batarken doğu ufkundan doacaktır. Dolun Ay 'ın bulunduğu zamanlarda gözlem şartları uygun değildir.


Son Dördün
Ayın uzanım Açısı 270° olduğunda gözlenen evredir. Bu evrede Güneş dogarken Ay Gözlemcenin meridyenindedir. Aşşağıdaki şekil evrelerin nasıl gerçekleştiğini pekiştirmenizi sağlayabilir.


Ay 'ın Yüzeyi


Ay 'ın yüzeyini ilk gören bilim adamı Galile GALILEO dur. Ayın dağ, ova ve karanlık denizlerden oluştuğunu söylemiştir. İlk gördükleri onu gerçekten çok şaşırtmış olmalı. Teleskobun keşfinden sonra yapılan daha ayrıntılı çalışmalar ile ay yüzeyinin ayrıntılı haritaları çıkarılmış galilenin sadece deniz konusunda yanıldığı ispatlanmıştır. Ay 'ın kendi eksanindeki dönme hızı yavaş olduğundan ve çekim kuvveti gazları toplayamadığı için bir atmosferi yoktur. Bu yüzden yüzeyine hızla çarpan asteoritler yüzeyde çok derin kraterler oluşturmuşlardır. Milyonlarca yıl süren bu oluşum hala devam etmektedir. Ay haritaları çıkarılmış, Ay 'dan kaya örnekleri getirilmiştir. Bu çalışmalar ileride dünyadaki yaşam kaynaklarının tükenmesi durumunda Ay 'da yaşam çalışmalarını desteklemek amacı ile yapılmaktadır. 1. Şekilde Ay 'ın önemli yüzey oluşunları basitçe haritalanmaya çalışılmıştır. 2 Şekilde ise Ay 'daki bir sıradağın görüntüsü yer almaktadır.


http://www.amaney.com
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

«« | Sonraki Sayfa»»

• <%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlantı Düzenle Sil

Yardım Merkezi