»Ana Sayfa | Kitap Özetleri |Paylaşımlarım | OnuR'Dan | » Şiirler| » Yazılı Soruları|| | » İletişim

Son Eklenenler

Leonardo da Vinci kimdir - Hayatı - Eserleri nelerdir
Çözümlü Sorular - Sindirim Sistemi
Türkiyede Kervan saraylar - Kervansaraylar nerede Bulunur
Kervansaray nedir - Kervansarayların Özellikleri
Ülkemizde Kervansaraylar nerelerde bulunur?
İnsan Vücudunda Bulunan Elementler nelerdir?
Zaman Kavramı ve İkizler Paradoksu nedir?
Eylemsizlik prensibi nedir?
Biyogaz Nedir - Biyogazin Elde Yöntemleri nedir
Kara Delikler - Kara Deliklerle İlgili Bilgiler
Işığın Kırınımı nedir - Huygens Fresnel Prensibi
İletken - Yalıtkan - Yarı İletken madde nedir
Rölativite - Görecelik Teorisi nedir?
Fosil nedir? - Fosillerin özellikleri
Ay'ın Özellikleri ve Evreleri

Kategoriler

:: :: Bilgi Hazinesi:: ::

Google

Eklenme Tarihi • 2/9/2008
Yazı başlığı •Çözümlü Sorular - Sindirim Sistemi

Kategori: Biyoloji

1.Bir parça etin yapısındaki proteinin ağıza alınmasından başlayarak ince bağırsaklardan kana geçinceye kadar geçirdiği kimyasal değişmelerin yapıldığı organların doğru sıralanmış şekli aşağıdakilerden hangisidir?
A)Ağız-mide-incebağırsak
B)Mide- incebağırsak-kalın bağırsak
C)Mide-12 parmak bağırsağı-ince bağırsak
D)Ağız-mide-incebağırsak
E)12 parmak bağırsağı-ince bağırsak-kalın bağırsak
ÇÖZÜM: Etin yapısında bol miktarda protein vardır. Proteinin sindirimi midede başlar, on iki parmak bağırsağında devam eder ince bağırsakta tamamlanır
CEVAP-C-.

2.Çeşitli besinlerle beslenen sağlıklı bir kişinin besinleri sindirildikten sonra ince bağırsaklarından alınan sıvı incelenirse bu sıvıda aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
A) Aminoasitler
B) Früktoz
C) Yağ asitleri
D) Galaktoz
E) Maltoz
ÇÖZÜM; Sağlıklı insanların çeşitli sindirim organlarında sindirim düzenli bir şekilde devam eder. Sindirimin tamamlandığı organlar ince bağırsaklardır. İnce bağırsaklarda proteinler amino asitlere, yağlar yağ asitleri gliserine, karbonhidratlar suda çözünmüş yapı birimleri şeklinde bulunurlar. Sağlıklı insanların ince bağırsaklarında sindirimi tamamlanmamış maddeler bulunmaz. CEVAP-E-

3.Bazı koşullarda mide asidi artar ve mide ekşimeleri görülür. Bu durumda sulandırılmış olarak içilen yemek sodasının işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
A)Mide asidinin enzimler üzerindeki etkisini hızlandırmak.
B)Midedeki sindirimi hızlandırmak
C)Mide öz suyunun salgılanmasını sağlamak.
D)Mide asidi ile tepkimeye girerek zararlı etkisini engellemek.
E)Mide öz suyunun mide hücreleri ile ilişkisini kesmek.
ÇÖZÜM;Yemek sodası mide özsuyunda bulunan tuz asidi ile kolayca tepkimeye girebilir. Tepkime sonucunda safra tuzu karbondioksit ve su oluşur. Bu durumda yoğun mide asidinin mideye olan zararlı etkisi ortadan kalkar. Ancak yemek sodasının sürekli alınması midedeki sindirimi engelleyicidir. Çünkü mide enzimleri asidik ortamda
Etkinlik gösterirler, mide öz suyunun asitlik özelliği bu çeşit tepkimelerle ortadan kaldırılırsa protein sindirimi eksik kalacaktır. CEVAP-D-

4.I Alkolün mide ve ince bağırsaktan kana geçmesi
II Ekmeğin çiğnenmesi
III Glikozun uygun koşullarda etil alkole parçalanması
IV Proteinlerin amino asitlere parçalanması
V Nişastanın maltoza parçalanması
VI Glikozdan glikojen üretilmesi
A)III B)V C)II D)IV E)VI
ÇÖZÜM; Sindirimde büyük moleküller, enzimlerin etkisiyle yapılarına su katılarak küçük moleküllere parçalanırlar. Sindirim kimyasal bir olaydır, sindirim doğrudan canlıya gerekli enerjinin üretimini sağlamaz. Nişastanın maltoza, proteinlerin amino asitlere parçalanması sindirim olayıdır. CEVAP-C-


5.Tenyalar sindirilmiş besinleri vücut yüzeyleri ile emerek alan çok hücreli parazitlerdendir. Bu açıklamaya göre aşağıdaki sindirim olaylarından hangisi tenyaların yaşamasına en uygun ortamdır?
A)Mide
B)İnce bağırsaklar
C)On iki parmak bağırsağı
D)Son bağırsak
E)Kalın bağırsak
ÇÖZÜM; Sindirim sisteminde sindirimin tamamlandığı, besinlerin kana geçebilecek duruma geldiği organlar ince bağırsaklardır. Tenyalar yalnız küçük molekülleri emebildiklerine göre tenyaların yaşamasına en uygun yer ince bağırsaktır.
CEVAP-B-

6. Canlıların besinlerle birlikte mikrop alma olasılıkları çok yüksektir. Buna karşın sindirim organlarında mikrobik hastalıklarının düşük olmasının nedenini aşağıdaki açıklamalardan hangisi en iyi açıklar?
A)Mikroplar çiğneme sırasında parçalanırlar
B) Kalın bağırsakta yaşayan faydalı bakteriler mikropları yok ederler.
C) Mikroplar sindirim enzimleri ile parçalanırlar
D)Beyaz kan hücreleri mikropları yok ederler
F) Sindirim öz sularının belli bir asitlik ve bazik özelliği vardır.
ÇÖZÜM; Mikropların çoğu asit ve baz etkilerden zarar görürler. Sindirimin öz sularının belli bir asitlik ve bazik özelliği mikropların çoğunun yaşamasına olanak vermeyen ortamlardır.
CEVAP-E-

7. İki köpeğin dolaşım sistemleri bir tüpte birbirine bağlanıyor ve daha sonra köpeklerden birisi pişmiş etle besleniyor. İkinci köpek beslenmediği halde midesinde mide özsuyunun salgılanmaya başladığı görülüyor. Bu deney aşağıdakilerden hangisi açıklayabilir?
A) Mide özsuyunun salgılanmasında sinirsel denetimin olduğunu
B) Mide özsuyunun salgılanmasında hormonal denetiminde olduğunu
C) Köpeklerin mide özsuyunun her zaman aynı miktarda salgılandığını
D) Köpeklerin ikiz olduğunu
E) Köpeklerin dolaşım sistemlerinin birbirine benzediğini
ÇÖZÜM; İki köpeğin birleştirilen yapıları dolaşım sistemidir. Dolaşım sistemi ile köpekler arasında deneysel olarak bağlantı kurulmuştur. Köpeklerin sinir sistemleri aynıdır. Sinir sistemleri aynı olmasına karşın birinin midesi diğerine bağlı olarak uyarılırsa uyarıcı madde kanla taşınan hormon olmalıdır.
CEVAP-B-

8. Bir maymunun pankreas kanalları kapatılarak on iki parmak bağırsağına pankreas öz suyunun akıtılması engelleniyor. Maymunun iştahının arttığı buna karşın sürekli kilo kaybettiği gözleniyor. Bu deney ile aşağıdakilerden hangisi kanıtlanabilir?
A)On iki parmak bağırsağının kendi enzimlerinin olmadığı
B)Pankreasın karma bir bez olduğu
C)Pankreas öz suyunun on iki parmak bağırsağındaki sindirimde önemli etkisi olduğu
D) Pankreasın işlevini hormonlarla tamamladığı
E) Pankreasın karaciğerle birlikte işlev yaptığı
ÇÖZÜM; Deneyde kullanılan maymunun iştahının artması kanındaki besin konsantrasyonun azalmasıyla açıklanabilir. Kandaki besinin azalması ince bağırsaklarda besinlerin yeterince emilememesi ile olabilir. İnce bağırsaklarda besin emilememe nedeni pankreas kanalının kapatılmasıyla ilgili olduğuna göre pankreasın sindirimde çok önemli işlevi vardır.
CEVAP-C-

9. Sağlıklı bir köpek çeşitli besinlerle beslendikten sonra mide özsuyu alınarak inceleniyor. Mide özsuyunda aşağıdaki maddelerden hangisi bulunmaz?
A) Yağlar
B) Proteinler
C) Peptonlar
D) Gastrin
E) Vitaminler
ÇÖZÜM:Gastrin midenin özel bazı hücreleri tarafından salgılanan salgılandığı anda kana geçen bir hormondur. Bu nedenle mide özsuyunda gastrin bulunmaz.
CEVAP-D-


10.safra kesesinin kanalı safra taşlarıyla tıkanmış bir kişinin dışkısı sarı renk yerine kireç renginde olmaktadır. Bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Dışkıya renk veren safra boyalarıdır.
B) Safra yağların sindirimini kolaylaştırır
C) Safra karaciğerin salgısıdır.
D) Safra 12 parmak bağırsağında bulunur
E) Safranın yapısında bol safra tuzları vardır.
ÇÖZÜM: Karaciğerin salgısı olan safra kesesinde depolanan safranın yapısında safraya renk veren safra boyaları da vardır. Safra 12 parmak bağırsağında işlevini tamamladıktan sonra ince bağırsaklara ulaşır. Safranın yapısında bulunan safra tuzları incebağırsaklarda geri emilir. Safra boyaları ise kalınbağırsağa geçerler ve dışkının rengini oluştururlar.
CEVAP-A-

11.ince bağırsak tümörlerini oluşturan hücrelerde çok sayıda mitokondri olup besinlerin kana geçişi sırasında bol miktarda enerji üretirler. Bu özellikleriyle ilgili olarak aşağıdaki özelliklerden hangisi geçerlidir?
A) besinlerin ince bağırsakta kana geçişi basit bir difüzyonla olur.
B) İnce bağırsak hücrelerinin bazıları fagositozla besin alabilirler.
C) İnce bağırsak hücreleri sürekli yenilenirler.
D) Besinlerin tümü ince bağırsakta emilirler.
E) Besinlerin tümürlerdeki kılcal damarlara geçişinde aktif taşıma da yapılmaktadır.
ÇÖZÜM: Bir hücrede enerji kullanımı arttıkça enerji üretimi de artar. Evrimleşmiş hücrelerde enerji üretiminden sorumlu organel mitokondrilerdir. Aktif taşıma enerji kullanılarak yapılan bir olaydır. Aktif taşıma yapan hücreler daha çok enerjiye ihtiyaç duyarlar, mitokondri sayıları fazla olan hücreler daha çok enerji üretebilirler.
CEVAP-E-

12. Antibiyotikler mikrop öldürücü maddelerdir. Sürekli alındıklarında kalın bağırsaktaki yararlı bakterileri de öldürürler. Bu durumda kanda hangi maddenin konsantrasyonunda an fazla azalma olur?
A) Aminoasitlerin
B) Yağ asitlerinin
C) Glikozun
D) K ve B vitaminlerinin
E) Gliserinin
ÇÖZÜM: Kalınbağırsakta yaşayan bakteriler K ve B vitaminlerini üreterek vücudumuza yarar sağlarlar. vücudumuza gerekli k vitaminin çoğu bu bakteriler tarafında üretilir.
CEVAP-D-

13. Kalınbağırsağın içyüzü dizanteri mikroplarının etkisi ile zedelenirse kalın bağırsaktaki sağımsal hareketler hızlanır. Böyle bir durumun canlı açısından en önemli zararı ne olabilir?
A) Su kaybı
B) Mikropların kana geçişi
C) Besin kaybı
D) Yararlı bakterilerin yok edilmesi
E) Dışkının azalması
ÇÖZÜM: vücudumuz için gerekli suyun çoğu kalın bağırsaklarda emilmektedir. Kalın bağırsakta sağımsal hareketler hızlandığında kalınbağırsak özsuyunun hareketi hızlanır, suyun emilmesi için yeterli zaman olmadığından dışkı çok sulu olarak (ishal) atılır.
CEVAP-A-

14. Memeli canlıların sindirim sistemlerinde aynı maddenin sindiriminden sorumlu bir enzimin birden fazla sindirim organında sağlanmasının canlıya sağladığı en önemli yarar nedir?
A) Sindirim kolaylaştırmak
B) Sindirimi hızlandırmak
C) Besin kaybını engellemek
D) Artıkların atılmasını kolaylaştırmak
E) Sindirim organlarını korumak
ÇÖZÜM: Sindirim organlarında besinler hepsinin sindirilebileceği kadar uzun süre kalmazlar.
Bu durum besin kayıplarına neden olur. Aynı enzimin birden fazla organda salgılanması bazı besinlerin birkaç organda sindirime girmesini sağlar. Sindirilme sürelerini uzatır. Geçiş süresinin kısa olmasıyla ilgili besin kaybını engeller.
CEVAP-C-

15. Bazı koşullarda mide hidroklorik asit salgılayamaz. Böyle bir koşulda kanda aşağıdaki maddelerden hangisi konsantrasyonu azaltır?
A) Suyun
B) Amino asitlerin
C) Yağ asitlerinin
D) Vitaminlerin
E) Glikozun
ÇÖZÜM; Mide enzimleri asit ortamda etkin olup, midede protein sindirimi başlatmaktadır. Ayrıca başka bir sindirim organında protein sindirimi başlatacak enzim yoktur. Midenin hidroklorik asit salgılaması azaldığında protein sindirimi eksik kalır. Proteinler amino asitler şeklinde kana geçtiklerine göre emilen amino asit azalır. Kanda amino asit konsantrasyonu azalacaktır.
CEVAP-B-

16. Protozoa ve süngerlerdeki sindirimi toprak solucanında gerçekleşen sindirimden farkı aşağıdakilerden hangisi gösterilmiştir?
A) Sindirim enzimlerinin hücre dışında etkili olması
B) Hücre içi sindirim yapması
C) Sindirim enzimlerin,in farklı olması
D) Besinlerinin yalnızca fiziksel olarak parçalanmaları
E) Sindirim için suya gereksinimlerinin olmaması.
ÇÖZÜM; Protozolar bir hücreli canlılar, Süngerler basit yapılı çok hücrelilerdir.
Hücre içi sindirim yaparlar. Toprak solucanı ise onlara göre evrimleşmiş bir canlı olup hücre dışı sindirim yapmaktadır.
CEVAP-B-

17.Sindirim öz suları içindeki sindirim enzimleri ince bağırsağın son kısmında sindirilerek amino asitler şeklinde kana geri emilirler. Bu durumun canlıya sağladığı yarar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Protein kaybı engellenir
B) Su kaybı engellenir
C) Artıkların sağımsal hareketleri yavaşlar
D) Emilme hızlanır
E) Enzimlerin zararlı etkisi yok olur
ÇÖZÜM; Enzimler protein yapıdadır. Sindirim enzimleri her sindirim olayında yeniden salgılanırlar. Sindirimdeki görevleri tamamlandıkça sindirim öz sularıyla birlikte sindirim sisteminin sonuna doğru hareket ederler. Bunlar dışkı ile dışarı atılmış olsalardı vücutta bol ve sürekli protein kaybı olurdu.
CEVAP-A-

18. İnsanın sindirim sisteminde proteinlere etki eden enzimler salgılandıklarında inaktiftirler Bunun yararı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Salgılandıkları hücrelerin proteinlerin sindirimi sağlanır
B) Salgılandıklrı hücrelerin proteinlerini sindirmeleri engellenir
C) Sindirim organlarının çalışmasını hızlandırır
D) Enzimlerin özgünlükleri korunur
E) Enzimlerin diğer enzimleri sindirmeleri engellenir
ÇÖZÜM; Protein sindiriminden sorumlu enzimler aktif olarak salgılansaydı salgılandıkları hücrelerin yapısında bol bulunan proteinlerde etki ederek zarar görürdü. CEVAP-B-

19. İnsülin ile glukagonun işlevleri arasında belli bir ilişki vardır. Bu ilişkiye uygun olan ilişkileri olan madde çifti aşağıdakilerden hangisidir?
A) Amilaz-Lipaz
B) Fibronejen-Trombojen
C) Fibrin-serum
D) Heparin-Serum
E) Tripsin-Amilaz
ÇÖZÜM; Pankreasın salgısı olan insülin kandaki glikozu düşüren bir hormondur. Yine pankreasın salgısı olan glukagon kandaki şeker miktarını arttırır. İnsülin ve glukagon aynı organda salgılanan, zıt çalışma ile kandaki şekeri düzenleyen hormonlardır. Heparin ve Fibrinojende karaciğerde salgılanan salgılar olup, heparin pıhtılaşmayı engelleyici, fibrinojen pıhtılaşmayı salgılayıcı ve kanda bulunan maddelerdir.
CEVAP-B-

20.Bir hayvanın midesinden alınan doku parçası diğer hayvanın göğüs bölgesine kılcal damarlara temas edecek şekilde aşılanıyor. Canlının midesine sindirim salgıları oluşurken göğüsteki parçalarda salgı üretiyor. Bu deney için en doğru sonuç aşağıdakilerde hangisidir?
A) Sindirim salgısını uyaran maddeler kanla taşınır
B) Besinler kana geçerek sindirim salgısını oluşturur
C) Sinirler her yerde benzer hücre topluluklarına aynı emri taşırlar
D) Salgı bezleri kana bazı maddeler verirler
E) Salgıların meydana gelmesinde hormon ve sinirler birlikte etki ederler
ÇÖZÜM; Bir mide parçası göğüs bölgesine aşılandığında mide salgıları üretebiliyorsa, bu sindirim salgısını uyaran maddelerin kanla taşınmasıyla açıklanır. Çünkü aşılanan parça sinirsel uyartıları algılayıp tepki göstermez. CEVAP-A-

21. Bir hayvanın on iki parmak bağırsağına A,B ve C maddeleri birlikte enjekte edildiğinde pankreas salgılarına on iki parmak bağırsağında rastlanıyor. AB verilince yine salgılanma görülüyor. AC ve BC ikili gruplar halinde verildiğinde ise salgılanma görülmüyor. Salgıların salgılanarak on iki parmak bağırsağına ulaşmasında etkili madde aşağıdakilerden hangisinde verilmektedir?
A) C ve A
B) Yalnız A
C) B ve C
D) Ave B
E) Hepsi
ÇÖZÜM; Pankreas enzimlerinin salgılanmasına A,B,C maddeleri birlikte ve AB maddeleri birlikte etki ediyor fakat A,C ve B,C ikili gruplar halinde verildiğinde etkili olamıyorsa, pankreas enzimlerinin salgılanmasına A ve B maddeleri etki etmektedir. CEVAP-A-


22. Dr. Bomont midesi delik hastasından aldığı mide öz suyu ile şişe içinde et parçasının sindirimini inceliyor. Aynı kütledeki et parçasının midede çok daha çabuk sindirildiğini görüyor. Bu olayın nedenini en iyi açıklayan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
A) Midede et bulundukça sindirim faaliyeti artar
B) Midedeki mekanik karıştırma kimyasal sindirimi hızlandırır
C) Mide enzimlerinin aktifliği dışarıda azalır
D) Oksijenle temas protein sindirimini yavaşlatır
E) Mideye ulaşan tükrük salgıları sindirim hızını arttırır
ÇÖZÜM; Midede kimyasal sindirim devam ederken karıştırma ve çalkalama hareketleri de devam eder. Bu hareketler proteinler sindirilirken oluşan küçük parçacıkların dağılarak sindirim enzimleri ile daha sık karşılaşma olasılığını arttırır. Dolayısıyla sindirimi hızlandırır. Kısaca, midedeki karıştırma kimyasal sindirimi hızlandırır. CEVAP-B-

23. Pankreasın ve karaciğerin ortak yanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her iki side glikojen depo ederler
B) Her iki side açık salgı bezidir
C) Her iki side karma bezdir
D) Her iki side kana insülin verir
E) Her iki side kan depo eder
ÇÖZÜM; Pankreas bezi; sindirim enzimleri ve hormonlar salgılar. Karaciğer ise safra suyu ve heparin hormonu salgılar İki side karma bez özelliği gösterir. CEVAP-C-

24. Aşağıdaki canlılardan hangisi hem iç hem de dış sindirim olur?
A) İnsan
B) Terliksi hayvan
C) Ekmek küfü
D) Balık
E) Hidra
ÇÖZÜM; Hidra ilkel sindirim açıklığı içine aldığı küçük organizmaları önce bu sindirim açıklı içine boşalttığı
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

«« | Sonraki Sayfa»»

• <%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlantı Düzenle Sil
Eklenme Tarihi • 2/9/2008
Yazı başlığı •Endemik Bitki Türleri nedir?

Kategori: Biyoloji

MUĞLA’DA FLORA - FAUNA VE EKO TURİZM

Türkiye gerek bitki florası, gerekse böcek, balık, sürüngen, kuş ve memeli hayvan türleri zenginliğiyle dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunuyor. Farklı türdeki canlılar biyolojik çeşitlilik olarak değerlendirilir.

Türkiye’nin coğrafi konumu, farklı topoğrafyası, iklim ve toprak yapısı, zengin biyolojik çeşitliliğinin kaynağı.

Türkiye’nin 8715 türde 10 bin 400 takson bitki florasına sahip olduğunu belirtiyor ilgili kaynaklar.  Bitki florası sayısının Suriye’de 3500, İran’da 7000, Bulgaristan’da 3300, Almanya’da 2500 ve İngiltere’de 2000 olduğu dikkate alınırsa, Türkiye’nin sahip olduğu zenginlik daha iyi anlaşılır..

Bir yerde bulunan bitkiler listesi Flora, bitkilerin farklılaşma alanları çok özel ve sınırlı ise bu bitki türleri de Endemik diye adlandırılıyor.

Türkiye Endemik bitki türleri yönünden de özel bir zenginliğe sahip.

BU zenginliğin büyük bölümü de Muğla il sınırları içinde.

Peki Türkiye ve Muğla bölgesi,  bu zenginliğini turistik bir ürün olarak değerlendirebiliyor mu?

Son yıllarda az sayıda da olsa seyahat acentaları, özelleştirilmiş fauna flora turları düzenliyorlar. Özellikle Muğla il sınırları içindeki turizm merkezlerinde tur operatörleri ve seyahat acentaları fauna-flora turları için özendirilebilir.  Zaten yapılagelmekte olan günübirlik çevre turları içine, nadide bitki türleri(endemik) keşfetmek, tanıtmak gibi aktiviteler eklenebilir. Yüzbinlerce dünyalının, sadece bu tür özel bitki türlerini keşfetmek, tanımak için günlerce süren turlara katıldıkları unutulmamalıdır.

Muğla’nın Endemik bitki türleri

Ülkemizdeki endemik türlerin başında, sadece Muğla sahil şeridiyle Çine Çayı çevrisinde yetişen sığla ağaçları geliyor. Yine endemik türler arasında İzmir’den Muğla kıyılarına kadar dağların kayalıkları arasında yetişen ada çayı, Muğla ve Aydın kıyılarındaki ormanlık alanlarda yetişen sığır kuyruğu, Kuşadası ve Ortaklar çevresinde yetişen çan çiçeği, Muğla, Aydın, Ödemiş ve Orta Toroslarda görülen dikenli papatya, Muğla ve İzmir sahillerinde yetişen yüksük otu,Muğla Sandras Dağları’nda yetişen peygamber çiçeği gibi bitki türleri de bulunuyor. Muğla’nın Köyceğiz İlçesi yakınındaki Sandras Dağında çok sayıda endemik bitkinin bulunduğu dünyadaki ender yerlerden biri olduğu, sahip olunan zenginliklere dikkat edilmesi gerektiği dile getiriliyor.

Muğla endemik bit türleri açısından oldukça zengin.

Bir çırpıda sayılabilecek türler şöyle:

Onopordum Caricum

Dünyada yalnız Muğla(Köyceğiz, Datça ve Marmaris) çevrelerindeki alçak arazide, tarla içi ve aralarında yetişen, adını yörenin eski adından almış bir diken türü.

Globularia Dumulosa

Kalker kayalıklarında yetişen, yastık formunda, üzerinde yaşadığı kayanın yüzüne kaplayan bir bitki

Cyclamen Trochopteranthum(Domuztopalağı)

İlkbaharda karların kalkmasıyla birlikte dağları süsleyen, yöreye has bitki türü. Yörede domuzturbu, deve tabanı, yer somunu gibi isimlerle de anılıyor.

Campanula Fruticulosa(Çan çiçeği)

Muğla dağlarının yükseklerinde kaya üzerinde rastlanan bir kaya bitkisi

Sternbergia Candida(Çakıl Nergisi)

Fethiye çevrelerine özgü, başka hiç bir yerde doğal olarak yetişmeyen, erken çiçek açan, kokulu bir bitki. Güneybatı Toros’larda bin yıldır yaşlı Lübnan sedirlerinin gölgesinde, Mar aylarında açar. Sternbergia ailesinin beyaz çiçekli tek örneği.

Liquidambar Orientalis(Güllük ağacı)

Nefes darlığını giderir. tütsü olarak kullanılır. Doğal ortamda, nehir vadileri ve sahillerde yaşayan endemik bir ağaç türü. Nemli ve sıcak iklimi, arazi yapısı bakımından da volkanik, toprak bakımından killi, kumlu, kalkerli ve yeşil serpantinlerden oluşan kahverengi-kırmızı tereosa rengindeki gevşek, besin açısından zengin toprakları sever.

Ek olarak, Ada çayı, Muğla ve Aydın kıyılarındaki ormanlık alanlarda yetişen Sığır Kuyruğu, Kuşadası ve Ortaklar çevresinde yetişen çan çiçeği, Muğla, Aydın, Ödemiş ve Orta Toroslarda görülen dikenli papatya, Muğla ve İzmir sahillerinde yetişen yüksük otu,Muğla Sandras Dağları’nda yetişen peygamber çiçeği ve Datça’da daha önce sadece Girit Adası’nda endemik olarak  bulunduğu sanılan yeni bir endemik hurma türü (Phoenix theoqhrasti) de sayılabilir.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

«« | Sonraki Sayfa»»

• <%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlantı Düzenle Sil

Yardım Merkezi